"Enter"a basıp içeriğe geçin

İzledim: Judy (22 Ocak 2020)

Kısaca özetlemek gerekirse, filmde 1968 kışında Londra’ya gelen Judy Garland’ın yaşamının son aylarında burada yaşadıkları anlatılmakta.

Küçük yaşlardan itibaren sahneyle tanışan Garland’a, gerek fiziği yapımcılar tarafından beğenilmediği için gerekse daha uzun çalışma saatleriyle baş edebilsin diye çok sayıda ilaç verilir, elbette bu ağır tempoda annesinin de rolü büyüktür.

Oz Büyücüsü nde oynadığı Dorothy rolü ile büyük beğeni toplayan Garland, bu filmde söylediği, filme Oskar’da getiren Over the Rainbow ile gönülleri fetheder. Sesinin de güzelliğinden dolayı gününün büyük kısmı sahnelerde ve film stüdyolarında geçer, günde 16 saate varan iş yoğunluğu içinde bulur kendisini. Beş kez evlenir, iki çocuğu olur, serveti ise kocalarının elinde erir gider. Elbette filmden sonra Garland’ın hayatı hakkında daha fazla bilgi edinmek için yaptığım araştırmada iki ilginç bilgi kırıntısı çıktı karşıma; ilki Garland’ın vefat ettiği gün Kansas’da kasırga çıkması (Dorothy’nin yaşadığı yer), ikincisi ise kızı olan Liza Minnelli‘nin Oz Büyücüsünde Teneke Adam rolünde olan Jack Haley‘in oğlu olan Jack Haley Jr. ile bir süre evli kalmış olması.

Filmde Renée Zellweger tarafından canlandırılan Judy karakterinin işleyiş tarzı, seyirciye önce Judy’dan nefret etme hissi uyandırıyor, gerçekleştirilen Flahbackler ile konu ilerledikçe bu nefret yerini hüzne ve hayranlığa bırakıyor. Judy karakterinin özellikle son eşiyle yapmış olduğu kavga ve ona söylediği şeyler, kendisini dinlemeye gelen iki kişinin evine konuk olması ve burada yaşananlar, sahneye son çıkışı ve elbette söylediği şarkılar gerçekten tekrar tekrar izlenmesi gereken sahnelerdi.

 

Puanım:

 

avatar
  Subscribe  
Bildir